İslam İnanç İlmihali




ÜMİT ŞİMŞEK


İMAN denince akla gelen şey, sağlıklı bilginin yanı sıra, yaşanan, solunan, zevk edilen bir hayat olmalıdır. Kur’ân’ın ve Hadisin bize öğrettiği iman, aynen böyle bir hayattır. Allah’ın kelâmından ve onu getiren Peygamberden dersini alan mü’min, hayatının her aşamasında kendisini Rabbinin huzurunda ve meleklerden dostlarla kuşatılmış bir halde bilir, Peygamberinde candan aziz bir sevgili bulur, kitabında Rabbinin hitabıyla baş başa bir sohbeti yaşar, başına gelen herşeyi Âlemlerin Rabbinden bir armağan olarak karşılar, dünya hayatını huzurla tamamlayıp âhiret âlemine müjdeler arasında adımını atar.

Kur’ân’ın daha ilk satırında bize Âlemlerin Rabbini “rahmet” sıfatıyla tanıtmaya başlaması ve bu sıfatları bütün sûrelerin başında tekrar tekrar hatırlatması, son derece dikkat çekicidir. Sûrelerin iniş sırasına göre incelendiğinde ise, ilk olarak inen âyetlerin, Peygamberimizin şahsında bize hitap ederken Allah’tan “senin Rabbin” şeklinde söz ettiği görülecektir. Her iki tesbit de gösteriyor ki, etkili bir iman dersi, insanı doğrudan doğruya Rabbine muhatap etmek ve Onun sonsuz rahmetiyle tanıştırmakla işe başlamalıdır.

Diğer yandan, içinde yaşadığımız kâinat da Kur’ân’ın sık sık atıfta bulunduğu ibret levhalarını bize sunmaktadır. Kur’ân’ın irşadına kulak veren bir insan, kendisini Rabbinin âyetleriyle dolu bir âlemde bulacak ve nereye adımını atsa, orada imanına kuvvet katan ve bir iman neş’esini bütün sıcaklığıyla yaşamasını sağlayan delillerle karşılaşacaktır.

Bu tesbitlerin ortaya çıkardığı ihtiyaç, bizi, elinizdeki çalışmayı yapmaya sevk etmiş bulunuyor. Bu çalışmada, İslâmın inanç esaslarını kısa açıklamalarla bir liste halinde sıralayıp geçmek yerine, her bir inanç esasını hem delilli ve ayrıntılı bir şekilde, hem de yaşadığımız hayat ile doğrudan ilgisini vurgulayacak bir tarzda ele almak istedik. Böylelikle, imanın hayata asıl canlılığını veren bir ruh demek olduğu bilfiil anlaşılmış olacaktır ümidindeyiz. Aynı sebeple, birçok konunun açıklanmasında, bizzat Kur’ân’ın da “âyet” olarak nitelediği, kâinattan örneklere başvurulmuştur. Ancak bu örnekler, uzmanlık isteyen çok özel bilgiler değil, hemen herkesin aşina olduğu yahut kolaylıkla ulaşabileceği ansiklopedik bilgi seviyesinde yaygın gerçeklerdir.

İnanç konularının bir yüzü görünen âleme, diğer yüzü de görünmeyen ve duyularla algılanamayan gayb âlemlerine bakar. Bize görünen yüzünde, inanç esaslarının delilleri ve eserleri vardır; bunlar bizi, görünenin ötesinde birşeylerin de bulunması gerektiği sonucuna götürür. Görünmeyen tarafta ise, haberlerin tamamını Allah ile Resulünden almak zorundayız; çünkü bizim elimizde gayb âlemlerine nüfuz edecek ve oralardan haberler taşıyacak başka bir vasıta yoktur. Bu arada, gayb haberlerinden birçoğu, özellikle Allah’ın sıfatları ile ilgili konular, aklımızın sınırlarını zorlayan soruları da beraberinde getirecektir: “Allah hem göklere, hem de kişinin kalbine nasıl hükmeder? Bir anda her yerde nasıl bulunur?” gibi. Bu tür sorular, Kur’ân’ın bize gösterdiği şekilde, bilmediğimiz şeyleri bildiğimiz şeylere kıyas ederek açıklayan temsiller yoluyla izah edilmiştir.

Sağlam bir inancın esaslarını öğrenmek kadar, o inancı çeşitli yönlerden gelecek tehlikeler karşısında koruyabilmek de önemlidir. Bu tehlikeler ise zamanlara ve toplumlara göre değişiklik gösterebilirler. Elinizdeki çalışmada, bizim zamanımızın başlıca problemlerini teşkil eden bilim dünyasındaki inançsızlık akımları, reenkarnasyon, burçlar gibi konulara da gereği kadar temas edilmiş ve bunlar Kur’ân ve Hadisin ışığında değerlendirilerek net sonuçlar okuyucuya sunulmuştur.

Bu çalışmada ele alınan konular ve izlenen yöntem kadar önem verdiğimiz bir başka husus, üslûptur. Konuların ansiklopedik ve donuk bir üslûpla açıklanmasından mümkün mertebe kaçınılmış; bunun yerine, Kur’ân’ın canlı ve sıcak üslûpları örnek alınmış ve yaşanan bir imanın heyecanı yer yer yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu arada, konular, bir çırpıda okunup sindirilebilecek kısa bölümlere ayrılmış, birbirini izleyen bu kısa bölümlerle İslâm inancının esasları adım adım zihinlerde ve gönüllerde yerleştirilmeye çalışılmıştır. Dipnotlarında ise, konuların Kur’ân ve Hadisteki delilleri zikredilmiş; hattâ, yer yer “bkz.” şeklindeki atıflarla, okuyucuya, aynı mahiyetteki daha başka delillerin adresi de gösterilmiştir.

Sizi kitapla baş başa bırakmadan önce, bu çalışmanın fikir babası olan, ısrarlı takipleriyle onun vücut sahasına çıkmasını sağlayan ve ismini koyan mümtaz ilim adamı ve eski Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez’e teşekkürlerimi sunmayı borç biliyorum.

-- Ümit Şimşek

 

***

Bu eser, daha önce, Din İşleri Yüksek Kurulunun 13.1.2014/04 sayılı kararı uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları arasında aynı adla yayınlanmıştır.

***

 

Kitaptan bazı bölümler:

 

Ya iman, ya hüsran!

Hadisler bize kadar nasıl ulaştı?

Mümin nasıl can verir?

Melek duaları

 

Kitaba erişmek için:

http://www.nesilyayinlari.com/islam-inanc-ilmihali

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kuranin-ve-kainatin-dilinden-iman-esaslari-islam-inanc-ilmihali-/503837.html